← Makaleler

Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk

Ticari alacak ve tazminat talepleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Sürecin işleyişi, süreleri ve toplantıya katılmamanın sonuçları.

2019 yılından bu yana, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk yoluna gidilmeden açılan dava, usulden reddedilir.

Hangi uyuşmazlıklar kapsamda?

Örneğin ödenmeyen fatura bedelleri, sözleşmeden doğan tazminat talepleri veya cari hesap alacakları gibi para alacağına ilişkin ticari davalar bu kapsamdadır. Bir şeyin teslimi veya bir işlemin iptali gibi para dışındaki talepler ise kural olarak zorunlu arabuluculuğa tabi değildir.

Süreç nasıl işler?

  1. Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya görevli mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır.
  2. Büro tarafından bir arabulucu görevlendirilir ve taraflar toplantıya davet edilir.
  3. Arabulucu, görevlendirmeden itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.

Toplantıya katılmamanın sonucu

Geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle davetin ciddiye alınması gerekir.

Anlaşma hâlinde

Taraflar anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi, taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından imzalandığında ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanakla dava yoluna gidilebilir.

Arabuluculuk, uyuşmazlıkları mahkemeye göre çok daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle çözme imkânı sunar. Görüşmelere hukuki hazırlıkla katılmak, olası bir anlaşmanın içeriğini doğrudan etkiler.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.